Bloglar > Besin Alerjisi
Besin Alerjisi Nedir? Nasıl Beslenilmelidir?
Besin alerjisi, belirli bir besine; çoğunlukla besin içerisindeki proteine bağlı ortaya çıkan ve besin
tüketildiğinde immün sistemin anormal etki gösterip olumsuz sağlık sorunlarının oluşmasına neden
olmaktadır.
Besin öğeleri arasında alerjiye yol açan maddeler genellikle protein yapısındadır. Her insan
herhangi bir besine karşı alerjik tepki verebilir. İnsanlarda sıklıkla alerjiye neden olan besinler inek
sütü, yumurta, balık ve kabuklu deniz ürünleri, kabuklu ve yağlı kuruyemişler, tahıllar, etler, meyveler,
sebzeler ve kurubaklagiller, baharatlar ve çeşni vericiler, çikolata, bal ve bazı içeceklerdir.
Bu besinlerden bazıları diğerlerine göre daha sık alerjiye neden olurlar. Örneğin süt ve yumurta
meyve sebzelere göre daha sık alerjik reaksiyona neden olur. Yine bu besinlerden bazıları da
diğerlerine göre daha ciddi reaksiyonlara neden olurlar (yer fıstığı ve ağaç fıstıkları). Bazı besinler
özellikle erken çocukluk döneminde alerjik reaksiyonlara neden olurken (12-24 ay inek sütü alerjisi),
bazıları ise hayat boyu devam eder. Bu besinlerin az miktarda alımı bile alerji tanısı alan kişilerde
kusma, ishal, reflü, yutma zorluğu, kilo alamama, astım, egzama, ağız ve boğazda kaşınma, ödem
hatta anaflaksiye kadar sağlığı olumsuz etkileyecek etkilere yol açabilmektedir.
Sık Görülen Alerji Çeşitleri
1)İnek Sütü Alerjisi: Çocukların yaşamlarının ilk aylarında karşılaştıkları yabancı besinlerin
başında gelen inek sütüne karşı, her yüz çocuktan üçünde alerji görülmektedir. İnek sütü özellikle
çocuklarda en önemli ve en yaygın alerjik besin türüdür, çünkü bu grubun diyetinde birincil besindir.
İnek sütü proteinlerine bağlı alerjik reaksiyonlar yaşamın ilk haftalarında, ortalama 3. ayda
başlamakta ve gerek bağırsağın fonksiyonel ve morfolojik yapısının gelişmesi gerekse de hedef
organda duyarlılık azalması sonucu 2-3 yaşlarında ortadan kalkmaktadır.
2)Bal Alerjisi: Bal nadiren alerjiye neden olur ve reaksiyonlar genelde deride kaşıntı, kızarıklık,
şişlikler ve sindirim sisteminde bozukluk şeklinde gerçekleşir. Bal’a alerjisi olan hastalar genel olarak
karabuğday, yonca veya polene karşı duyarlı bireylerdir, özellikle balı yapan arılar bu çiçek ya da
bitkilerden yararlanmışsa alerjik belirtiler gözlemlenebilir.
3)Tahıl Alerjisi: Buğday ve mısır bu gruptaki diğer besinlere kıyasla daha sıklıkla görülen alerjen
tipleridir. Her ikisi de bir çocuğun ve doğal olarak bir yetişkinin diyetlerinde sıklıkla bulunan ürünler
olup, çiğ ya da pişmiş olarak çeşitli şekillerde tüketilmektedirler. Mısır buğdaya kıyasla daha az
alerjenik özelliğe sahiptir ve bu nedenle buğdaya göre daha fazla tercih edilir. Buğday alerjisisi olan
kişilere uzman kontrolünde glutensiz diyet verilmelidir.
4)Meyve Alerjisi: Meyveler özellikle ürtiker olmak üzere, sıklıkla alerjik reaksiyonlara neden
olurlar. Herhangi bir meyve alerjik reaksiyona neden olabileceği için, tayin edilmesi zordur. Özellikle
çocuklarda elma, armut, asitli meyveler, çilek, kavun-karpuz ve sert çekirdekli meyveler (kiraz, vişne,
kayısı, şeftali) alerjiye neden olurlar.
Sonuç olarak son zamanlarda değişen yaşam tarzıyla ilişkili olarak gittikçe gelişen ve sanayileşen
ülkelerde geleneksel beslenme alışkanlıklarından uzaklaşıldığı ve beslenmedeki bu değişimin
alerjilerde ve alerjik hastalıklardaki artışla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Alerji tanısı almış bireyler beslenmelerine çok dikkat etmelidir ve gerekli besin alerjisi testleri doğrultusunda bir uzman
doğrultusunda yönlendirilme yapılması gerekmektedir.